Adaletin, Bu mu? Adalet Divanı.

Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, 1995’te 8 bin
Müslüman Boşnak’ın BM gözetimi ve koruması altındaki (!) Srebrenitsa’da
Sırplar tarafından katledilmesi için ‘bu bir soykırımdır’ hükmüne vardı.
Karar buraya kadar çok güzel. Ama arkası var. Aynı mahkeme Sırbistan’ı
soykırımdan sorumlu tutmadı. Ayrıca, diğer Boşnak katliamlarının
soykırım kabul edilemeyeceğini hükme bağladı. Divan’ın kararı ‘nihai’.
Temyiz imkansız. Bu karar, Sırp yönetimini milyarlarca dolar tazminattan
kurtardı. 1992-1995 yılları arasında Sırplar Yarım Milyona Yakın Boşnak’ı
katletmişti.
Gerçekleşmeyen
Adalet
Sırbistan Ordusunun kenti kuşatma altına aldığı ,ilk beş günde katledilen masum Müslüman sivil erkek sayısının Kayıplarla Birlikte 12-16.000 civarında olduğu düşünülmektedir. Müslümanları şehit ederken kurşuna dizme, diri diri gömme,yakma Et Doğrar gibi ,Paramparça Ederek Öldürmek Gibi Tüyler Ürperten insanlık dışı birçok yöntemle Katliamlar Yapıldı.
Bışnakların Bir Kısmı Bratunac’ta bir okulun Bosna savaşı sırasında ,daha önce de katliam merkezi olarak kullanılan spor salonunda şehit edildi. Beş gün süren bir vahşette yüzlercesi Nova Kasaba yakınında bir futbol sahasında şehit edildi. Görgü şahitlerinin ifadelerine göre Sırplar Boşnakları zorla kazdırdıkları çukurların önüne dizerek kurşuna diziyor, sonra da yine Boşnaklara çukuru kapatmalarını emrediyorlardı. Vahşetin boyutları o kadar ileri gitmiş ki, kıyımdan zevk alan Sırplar Müslümanların yüzlercesini bir çukura ölüm tehditleriyle dolduruyor, ardından buldozerle diri diri gömüyorlardı.
Ölenlerin büyük kısmı, toplu mezarlara gömülürken bölgede her geçen gün yeni toplu mezarlar açığa çıkıyor. Buralardan elde edilen bulgulara dayanılarak bu rakamın 16.000’e kadar çıkabileceği tahmin edilmektedir.
Katliamdan 6 ay sonra Uluslar arası Savaş Suçları Mahkemesi müfettişleri bölgede çalışmalara başladılar. Onlarca toplum mezar açıldı. Binlerce iskelet gün yüzüne çıkarıldı. Bu çalışmaların sonunda çok sayıda delil toplandı. Bütün açıklığına rağmen Sırplar katliamı reddetmeye, ortasındaki saldırıyı ve katliamı önlemeden etkisiz olan Avrupa ise gerekli adımları atmada vurdumduymazlığına devam etmektedir. Hala kaybolan binlerce kişinin nerede olduğu, hangi mezarda yattığı bilinmemektedir.
Tarihin en büyük katliamının üzerinden oniki yıldan fazla bir süre geçmişi olmasına rağmen katliamın sanıkları Karadziç ve Mladiç yargılanmamış olup halen serbest olarak dolaşmaktadırlar. Korumalarıyla işlerine gidip gelmekte, toplantılara ve düğünlere katılmaktadırlar.
Mayıs 2005
itibariyle Srebrenica sanıklarından sadece 6 tanesi yargılanmış ve 5 ile
46 yıl arasında hüküm giymiştir. Bunda geçen on yıl boyunca Belgrad
yetkililerinin BM Uluslararası eski Yugoslavya Savaş Suçları
Mahkemesi’nin Bosnalı Müslümanların yaptıklarını göz ardı edip Sırpları
hedef aldığını öne sürerek Bosnalı Sırp
militanlara yöneltilen suçlamaları reddetmelerinin payı oldukça
büyüktür.
Uluslararası camianın üzerine düşen somut bazı ödevler vardır.
Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz:
Srebrenica’da yaşanan vahşetin tüm yönleriyle ,bütün açıklığıyla ortay konmalı ve dünya kamuoyuna duyurulmalıdır.
Bütün toplu mezarlar açılmalı ve cesetlerin kimliği tespit edilmelidir.
Srebrenica’dan kurtulduğu halde Sırp Cumhuriyeti’nde veya Sırbistan’da cezaevlerinde tutulan kişiler serbest bırakılmalıdır.
Srebrenica halkının yurtlarına geri dönmeleri temin edilmelidir.
BM’nin Srebrenica Güvenli Bölgesi’ni korumaktaki başarısızlığını araştırmak üzere tam ve açık bir uluslar arası araştırma komisyonu kurulmalıdır.
Radovan Karadziç, Ratko Mladiç gibi sorumlular yakalanmalı ve yargı önüne getirilmelidir.
Elbetteki Dünyadaki Bütün Değerli Şeyler,Bir Masumu Dahi Geri Getirmeyecektir. Ama Katilleri Cezalandırmak Namına;Katliam Mağdurlarına,Sırbistan Tarafından Yüksek Tazminatlar Ödenmelidir.